Burdur’daki Antik Sagalassos Kenti’nde 23 yıldır sürdürülen kazılarda çıkartılan 238 nadide eser ‘Rüyaların Kenti Sagalassos’ adı verilen bir proje ile Belkiça’nın Tongeren Kenti’ndeki Galya Roma Müzesi’nde sergilenmeye başladı. Opera yönetmeni Guy Joosten'in hazırladığı teatral bir sahnede, 29 Ekim’de açılan sergi 17 Haziran’a kadar ziyaretçi kabul edecek. Sayın Valimiz Süleyman Tapsız’ın Cumhuriyet Bayramı kutlamaları nedeniyle katılamadığı serginin açılışına Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Osman Murat Süslü, Brüksel Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Brüksel Başkonsolosu Mehmet Poroy, Anvers Konsolosu Deniz Çakar, Tongeren Belediye Başkanı, Patrick Dewael, Katolik Leuven Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mark Waeker, Galya – Roma Müzesi Müdürü Carmen Willems ile Sagalassos Proje ekibiyle birlikte çok sayıda davetli katıldı.
TONGEREN’DE BURDUR HAVASI ESİYOR
İlimiz Ağlasun ilçesi sınırlarında yer alan Sagalassos Antik Kenti’nde kazılarda çıkartılan 238 tarihi eser Belçika'nın Tongoren kentindeki Galya-Roma Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Kısa süre içinde binlerce kişinin gezdiği ve 17 Haziran’a kadar açık kalacak sergiyi 3-5 Kasım tarihleri arasında ziyaret eden Sayın Valimiz Süleyman Tapsız, “Hem Türkiye hem Burdur olarak büyük bir gurur duyuyoruz. Burada bir Burdur havası esiyor. Bunu hissediyorum. Bundan dolayı da mutluyuz” diye konuşarak memnuniyetini dile getirdi.
SERGİYİ GEZİNCE GURUR DUYDUM
Tongeren Kenti’ndeki serginin ilgi gördüğünü ifade eden Sayın Valimiz Süleyman Tapsız, serginin gerçekleşmesinde Belçikalı Kazı Başkanı Prof. Marc Waelkens’in “büyük emek ve başarısının” bulunduğunu belirtti. Sagalassos’un Burdur için önemli olduğuna vurgulayan Vali Tapsız, “Biz kültür ve tarih turizminden pay almak istiyoruz. Bölgemizi önce Türkiye’ye daha sonra da dünyaya tanıtmak istiyoruz. Bu sergi Belçika’da düzenlendiğine göre başarılı olmuşuz. Hem ülkemiz hem bölgemiz hem de antik şehrin tanıtımı açısından çok iyi bir seviyede ve memnuniyet verici. O nedenle burayı gezince gururlandım.” sözleriyle serginin bölgenin tanıtımına da katkı sağladığına dikkat çekti.
BELÇİKA VE GURBETÇİLERE BURDUR DAVETİ
Sergide Burdur ve Türkiye üzerine yapılan vurgunun eksik kaldığına dikkat çeken Vali Tapsız, “Bu eksiklikleri sergiyi düzenleyenlere aktardık. Biz, özellikle soydaşlarımızı ama genel manada tüm Belçikalıları Burdur’a ve Sagalassos’a davet ediyoruz.” dedi. Sergilenen eserlerle ilgili bilgisayarlarda 5 dilde anlatım olduğuna dikkat çeken Vali Tapsız, “Burdur’da kalsaydı bunu görecek insan sayısı kısıtlı olurdu. Bugün burada okullardan gruplar halinde öğrencilerin geldiklerine şahit oldum. Her eserle tek tek ilgilenip sorular soruyorlar. Özellikle çocukların gelip ziyaret etmeleri beni mutlu etti” dedi.
GÖLLER, GÜLLER VE GÖNÜLLER DİYARI BURDUR
Türk asıllı Belçikalılar ve Türklere atıfta bulunan Vali Tapsız, “Burada yaşayan vatandaşlarımız, kendi kültürümüzü, tarihimizi ve manevi değerlerimizi unutmadan Belçika’nın da kültürüne uyum sağlamalı” dedi. Bedelli askerlerin Burdur’u gezmelerini isteyen Vali Tapsız, “Askerlik için Burdur’a gelen vatandaşlarımızın İlimizin hem tarihi hem doğal güzelliklerini görmeleri gerektiğini ifade etti.” Burdur’u “göller, güller ve gönüller diyarı” olarak niteleyen Tapsız Tongeren şehrini gezme fırsatı bulduğunu ifade etti. Tongeren Belediye Başkanı ve Belçika Eski İçişleri Bakanı Patrick Dewael’i ziyaret etti. Avrupa’nın en eski 2. ünivertitesi olan Leuven Üniversitesi’nde Sagalassos Proje Ekibini ziyaret eden Tapsız, üniversite rektörü Prof. Dr. Mark Waaker ile de görüştü.
DÜNYANIN EN ZENGİN ARKEOLOJİK ÜLKESİ
Sagalassos’ta ilk kazmayı 1990 yılında vuran, ''Ben Ağlasunluyum'' diyecek kadar kendisini Türk hisseden Belçikalı arkeolog Marc Waelkens de, Türkiye'nin 'arkeolojik açıdan dünyanın en zengin ülkesi olduğunu söyledi. Sagalassos kazılarında olduğu gibi Türkiye'nin tarih hazinelerini gün yüzüne çıkarırken farklı disiplinlerden de yararlanarak, karanlık nokta bırakmadan ilerlemesinin önemini vurgulayan Waelkens, Sagalassos'ta klasik arkeoloji kalıplarını yıkarak ve birçok bilim dalından yararlanarak yürüttükleri çalışmalarla son 10 bin yıllık bir dilimde burada yaşayan insanların hayat hikâyelerini yazabilecek kadar bilgi edindiklerini söyledi.
TÜRKİYE BENİM VATANIM GİBİ
Türkiye’yi kendi vatanı gibi benimsediğini belirten Waelkens, ''6 yaşındayken Truva hakkında bir çizgi roman okudum ve babama, 'Büyüyünce ben de Türkiye'de kazı yapmak istiyorum' dedim. 1969 yılında, daha 19 yaşındayken Ankara'ya gittim ve Türkiye'yi hemen sevdim. Sagalassos kazıları öncesinde de Türkiye'de birçok arkeolojik araştırmada görev aldım'' dedi. ''Kültür Bakanı'ndan dağdaki çobana kadar herkes bana Marc Bey diye seslenir. Bu şekilde hitapla beni kendilerinden gördüklerini ifade ederler. Ben de Ağlasunluyum ve hiçbir zaman yabancı olarak görülmedim. Bu insanlar benim ailemin parçası'' diyen Waelkens, Türklerin çok çalışkan olduğunu ve bu özelliğin Belçika'daki Türkler arasında da fark edilebileceğini söyledi