Burdur'da iki dedesi ve babasını kanserden kaybeden, annesi de kanserle mücadele eden Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, kanserle mücadelesini sürdürüyor.
Burdur Gölü kenarı Karakent ve İlyas Köyleri arasına 100 dekar arazide bir köy kuran Öztürk Sarıca “Lisinia” Doğa Projesi’ni meslektaşlarına tanıttı. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Burdur Veteriner Fakültesi Konferans Salonunda Lisinia ve Doğa Projelerini tanıtan Sarıca, Burdur Gölü’nün çekilmesine dikkat çekerken, GDO’lu ürünler ile üretilen ürünlerdeki kimyasal ilaç kalıntılarının kansere neden olduğunun altını çizdi. 14 Ekim Perşembe günü saat: 15.30 yoğun katılımla gerçekleşen toplantıya, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mümtaz Nazlı, ADD Derneği Burdur Şubesi Başkanı Veteriner Hekim Kazım Üstüner, Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç Dr. Özcan Özgel, Doç. Dr. Mehmet Kale, Fakülte Akademik kadrosu ile öğrenciler katıldı.
Bilgilendirme toplantısına “Lisinia Projesi”ni tanıtarak başlayan Özkürk Sarıca, gönüllü olarak çalıştığı doğa projelerinden bahsetti, bu projeyi hiçbir yerden destek almadan yaptığı söyledi.
Psidia'nın yerleşim merkezlerinden Lisinia Antik Kenti'nin bulunduğu alanda oluşturulan merkeze isminin de antik kentten esinlenerek 'Lisinia' isminin verildiğini belirten Öztürk Sarıca, projenin tamamını öz kaynaklarıyla yaptığını aktardı.
BURDUR GÖLÜNÜN ÇEKİLMESİNİN SEBEBİ:
KÜRESEL ISINMA
Konuşmasında Burdur Gölü’ne de dikkat çeken Sarıca; Burdur Gölü’nün çekilmesinin ana sebebinin küresel ısınma olduğunu kaydetti. “Burdur Gölü’nde çekilme yok, buharlaşma var” sözlerine yer verdi, yapılan araştırmaya göre 30 yıl sonra Burdur Gölü’nün 30 yıl sonra buharlaşıp yok olacağını iddia etti.
Burdur Gölü’nü besleyen dere yataklarının önüne kurulan baraj ve göletlerin çekilmeyi hızlandırdığını savunan Sarıca, suyun tasarruflu kullanılması yönünde alınan karar ve projeleri desteklediklerini belirtti.
“YERLİ ÜRÜN VE SIĞIR KALMADI”
Günümüz Türkiye’sinde yerli ürün ve sığırların kalmadığını dile getiren Sarıca, yerli tohumları geliştirilmesini istedi. Tarım ve hayvancılığın olmadığı bir ülkede açlıkların baş göstereceğini vurgulayan Sarıca, yerli tohumların üretilmediği takdirde GDO’lu ürünlere muhtaç kalınmaya devam edeceğini, bununda kanserli hastalıkların devamı anlamına geldiğini işaret etti.
Yerli tohumlara sahip çıkılması çağrısında bulunan Veteriner Hekim Öztürk Sarıca, “Bunu üniversitelerimiz yapmalı, ülkemiz kenti hipritlerini kendi üretmesi lazım” dedi.
“EKOLOJİK ÜRETİM”
Doğa projeleri kapsamında ekolojik üretim yaptıklarından da söz eden Sarıca, kimyasal ilaçlarlarla yapılan zirai mücadelenin kanser neden olan unsurların başında geldiğini aktardı.
Bir larvanın ekolojik sistemle üretilen domatese girdiği zaman yaşamını sürdürebildiğine dikkat çeken Sarıca, ancak aynı larvanın kimyasal ilaç mücadelesi yapılmış bir başka domateste yaşama şansını kaybettiğini söyleyerek, “Bu demek oluyor ki kimyasal ilaç kalıntısı olan bir domatesi larvalar bile yemiyor. Fakat insanlara yediriliyor. Sonra insanların kanser hastalıklarına yakalanıyorlar. Yani bile bile lades diyerek, zehirleniyoruz. Projemizin asıl amacı bu. Organik üretim yapmalıyız, organik üretimi nerede olursa olsun desteklemeliyiz” diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mümtaz Nazlı, Öztürk Sarıca’nın sunumunu tamamlamasının ardından bir buket çiçek verdi, çalışmalarında başarılar diledi.
İŞTE SARICA’NIN
YAPTIĞI BAZI ÇALIŞMALAR
Burdur Gölü'nün kuzeyindeki Karakent ve İlyas Köyü yakınlarında 100 dekar arazide, 1 milyon dolara, sigara ve alkolün yasak olduğu, tamamen organik ürünlerin kullanıldığı minyatür köy kurdu.
Burdur Merkez Akçaköy doğumlu Veteriner Hekim Öztürk Sarıca (1970),
dedesinin birini akciğer, diğerini ve babasını idrar kesesi kanserinden kaybetti. Annesi de akciğer kanseriyle 10 yıldır mücadele eden Sarıca, Karakent Köyü yakınlarında kanser ve benzeri hastalıklardan korunmak amacıyla minyatür köy oluşturdu. Tüm yapıları ahşap olan 'Lisinia' Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi ve Burdur Gölü Kapalı Havzası Doğa Dostu Tarım Örnek Uygulama Alanı'nda tamamen organik sebze meyve üretimine başladı.
Avcılar veya başka nedenlerle yaralanan yaban hayvanları, tedavi ederek yeniden doğal hayatlarına kazandıran Sarıca Burdur, Isparta ve Antalya illerinde serbest veteriner hekimlik görevinde bulunuyor.
Bugüne kadar leylek ve şahin, kuzgun, angın, yaban domuzu, sincap, baykuş, arı kuşundan
oluşan 31 yaban hayvanı tedavi ederek doğaya salıveren Sarıca güzel bir yurttaşlık örneği sergiliyor.