Kalkınma Bakanı Yılmaz: "Üniversitelerimizin Daha Fazla Katma Değer Üretmesi, İş Dünyası ile Birlikte Daha Fazla Proje Yapması Gerekiyor.
|
|
|
|
| Tarih |
: |
06.10.2011 |
| Güncellenme |
: |
06.10.2011 |
| Kategorisi |
: |
Burdur |
| Alt Kategorisi |
: |
Üniversite |
| Okunma |
: |
924 |
| Yorum |
: |
0 |
| Kaynak |
: |
Site Editörü |
|
BURDUR MAKÜ 2011 2012 AKADEMİK YIL AÇILIŞ TÖRENİNE KATILAN KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, üniversiteleri kalkınmanın önemli unsuru olarak gördüğünü belirterek, "Üniversitelerimizin daha fazla katma değer üretmesi, iş dünyası ile birlikte daha fazla proje yapması gerekiyor. Öz gelirlerini mutlaka artırması gerekiyor. Öz geliri artan üniversitenin öz güveni artar. Özgüveni artan Üniversite daha özgür bir Üniversite olur" dedi.
Bakan Yılmaz, 5 Ekim 2011 çarşamba günü Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Meslek Yüksekokulunda onuruna verilen yemekte Burdurlu iş adamlarıyla bir araya geldi. Yılmaz, sıkıntılarını dinlediği iş adamlarına çeşitli tavsiyelerde bulundu. Burdur'da yatırım alanlarının çeşitlilik gösterdiğini belirten Yılmaz, özellikle tarım, hayvancılık ve mermerciliğin önemli bir potansiyeli oluşturduğuna dikkati çekti.
İş adamlarına ürettiklerini işleyip ihraç etmelerini öneren Yılmaz, araştırma çalışmalarına da ağırlık verilmesi gerektiğini kaydetti. Yılmaz, "Size tavsiyem, elde ettiğiniz kazancın bir bölümünü araştırma geliştirme çalışmalarına harcayın. Büyük şirketler gelişimlerini bu şekilde sağlıyorlar" dedi.
İş adamlarına güç birliği yapmalarını da tavsiye eden Yılmaz, Türkiye'nin kalkınması için hem büyük ölçekli, hem de küçük ölçekli işletmelere ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Bakan Yılmaz, iş adamlarının Burdur'daki mevcut organize sanayi bölgesinin yetersizliği yönündeki şikayetlerine de dikkati çekerek, bu konuda da Belediye Başkanlığının bir dosya hazırladığını ve kendisine sunduğunu anlattı. Birinci organize sanayi bölgesindeki kapasitenin dolduğunu ve ikinci bir organize sanayi bölgesine ihtiyaç olduğunu aktaran Yılmaz, gereken desteği vermeye hazır olduklarını bildirdi.
Yılmaz, iş adamlarından Burdur'un gelişmesi için "ortak hayal kurmalarını" isteyerek şöyle konuştu:
"Herkes farklı alanda hayal kurarsa, ortak hayalden uzaklaşırsa, başarı elde edilemez. Ama herkes ortak olarak (Burdur hangi alanda gelişmeli?) diye hayal kurar ve bu şekilde hedeflerini belirlerse, amacınıza daha rahat ulaşırsınız. Bu bir insanın kendisine meslek belirlemesi gibi."
-Akademik yıl açılış töreni-
Bakan Yılmaz daha sonra, MAKÜ Konferans ve Sergi Salonu'nda üniversitenin akademik yılı açılış törenine katıldı. Törende konuşan Yılmaz, kalkınma kavramının değiştiğini, artık sadece ekonomik olmadığını, çevresel, sosyal, kültürel boyutu da bulunduğunu söyledi. Bugün dünyanın her yerinde sanayi üretimi yapıldığını belirten Yılmaz, gelişmişliğin gerçek ölçütünün sanayileşme değil, teknoloji, bilgi üretme, yeni süreçler geliştirme olduğunu kaydetti. Yılmaz, küresel ısınma, nüfus artışı, gıda güvenliği ve tarım sektörünün son derece önemli hale geldiğini belirterek, modern yöntemlerle yapılan tarımın da artık endüstri sayıldığını vurguladı.
Kalkınmanın daha bütüncül yaklaşımla ele alınması gerektiğine işaret ederek,
"Kalkınma odağımızda insan var, insana yatırım var. Üniversiteler bu noktada çok önemli konumda" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz gerçekten 2023 hedefine ulaşacaksak, ekonomide ilk 10 ülke arasına geleceksek, 2 trilyon dolardan fazla milli gelir üreteceksek, 25 bin dolardan fazla kişi başı gelir elde edeceksek, mutlaka ve mutlaka çok güçlü bir yüksek öğretim sistemine, çok dinamik bir Üniversite yapısına sahip olmamız lazım. Bu hayati önemde bir konu. Kalkınmanın çok önemli unsuru olarak üniversiteleri gördüğümüzü belirtmek istiyorum."
-Üniversite yatırımları-
Hükümet olarak üniversitelere büyük önem verdiklerini kaydeden Cevdet Yılmaz, 2000 yılında bütün üniversitelere 249 milyon TL, 2011 yılında ise 2 milyar 359 milyon TL yatırım ödeneği verdiklerini, ek ödeneklerle bu rakamın 2, 5 milyar TL'yi bulduğunu açıkladı. Yılmaz, "Üniversite yatırımlarımız müthiş bir ivme kazanmıştır" dedi.
2006 yılında 50 yeni devlet üniversitesi, 30'un üzerinde vakıf üniversitesi kurulduğuna dikkati çeken Cevdet Yılmaz, "Bütün bunları küresel kriz ortamında yapıyoruz. Avrupa'da, ABD'de Üniversite bütçelerinin dondurulduğu, kesildiği, küçük araştırmalar için bile fon bulunamayan ortamda üniversiteler için biz bunu yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz inşallah. Çünkü bu ülkemizin geleceği açısından son derece kritik gördüğümüz bir durum" diye konuştu.
Bu yatırımların misliyle geri döneceğine inandıklarını dile getiren Yılmaz, üniversitelerin kalkınma ajanslarıyla birlikte içinde bulunduğu bölgenin kalkınmasında lokomotif, olmazsa olmaz kurumlar olduğunu vurguladı.
Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bir Üniversite çevresindeki ekonomiyi dönüştüremiyorsa, ben gerçek anlamda başarı sağladığını düşünmüyorum, açık söyleyeyim. Bir üniversitede veterinerlik fakültesi varsa, o ilde, bölgede hayvancılıkla uğraşanlar 50-100 yıl öncesi tekniklerle çalışıyorsa science indekste ne olursa olsun bu üniversitenin çok da başarılı olduğu iddia edilemez. Üniversite, sanayiciyle, toplumla, işçiyle, çiftçiyle, bütün kesimlerle ilişki kurmak durumundadır. Bunu gerçekleştirdiği zaman üniversitelerimiz bölgesel yerel kalkınmanın lokomotifi haline gelirler."
-"İlişkileri zayıf Üniversite istemiyoruz"-
Duvarlarla çevrili, toplumla, ekonomi ve iş dünyası ile ilişkileri zayıf bir Üniversite istemediklerini vurgulayan Yılmaz, kapılarını iş dünyasına, sosyal taraflara sonuna kadar açan Üniversite istediklerini kaydetti.
Üniversitelerin gelirlerinin yüzde 55'inin Hazine yardımı ile sağlandığına değinen Yılmaz, şöyle konuştu:
"Üniversitelerimiz biraz Hazine'den geçiniyorlar, onu bilmenizde fayda var. Bu bir süre daha belki devam edebilir. Elbette yatırım yapmalıyız, yatırım yapmalıyız ama, aktardığımız bütün kaynağın bir fırsat maliyeti var. Üniversiteye harcamazsak belki yol, hastane yapacağız. Dolayısıyla ilelebet Hazine'ye dayalı bir yapı sürdürmemiz çok sağlıklı bir durum değil. Üniversitelerimizin daha fazla katma değer üretmesi, iş dünyası ile birlikte daha fazla proje yapması gerekiyor. Öz gelirlerini mutlaka artırması gerekiyor. Öz geliri artan üniversitenin öz güveni artar. Özgüveni artan Üniversite daha özgür bir Üniversite olur. Ama siz sürekli Hazine'den yardım alıp, tam anlamıyla özgürlükten bahsedemezsiniz diye düşünüyorum. Tabi Hazine'den para aktarılacak, yanlış anlamayın, ama üniversitelerin daha fazla kaynak üreten yapılar haline dönüşmesi gerekiyor. Bu üniversiteler için de, toplum için de, ekonomi için de iyi bir durum."
MAKÜ'nün eğitim ve veterinerlikte ön plana çıkmış bir Üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, üniversitenin stratejisi ve vizyonunun bölge ile örtüşmesi gerektiğini bildirdi. Yılmaz, Üniversite öğrencilerinin mesleklerini sadece okulda öğrenmeyle yetinmemesi gerektiğini de vurgulayarak, öğrencilere proje bazlı çalışmalarını ve staj yapmalarını önerdi.
-DİĞER KONUŞMACILAR-
Burdur Valisi Süleyman Tapsız, Burdur'da tarım, hayvancılık, turizm, mermer sektöründeki potansiyeli harekete geçirmek için harekete geçtiklerini, kentin işsizlik oranı en düşük dördüncü il olduğunu bildirdi. "Eğitimin parlayan yıldızı" sloganıyla önemli başarılara imza attıklarını anlatan Tapsız, MAKÜ'nün katkısıyla kentin ekonomisinin daha da gelişeceğine inandığını dile getirdi.
Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya da, üniversitenin Burdur için önemini bilerek her türlü desteği verdiklerini söyledi. MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Saatcı da, konuşmasına terörü lanetleyerek başladı. Saatcı, 4 ay önce rektörlük görevine atandığını, "birden bir çıkarma anlayışıyla değil, bire bir ekleme anlayışıyla" çalışacaklarını söyledi.
Rektör Saatcı, ziyareti anısına Bakan Yılmaz'a plaket sundu ve Alaca dokuması, kabak kemane ile kaval hediye etti. Programa katılması beklenen, ancak TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen sınır ötesi operasyon için hükümete verilen yetkiyi bir yıl uzatan tezkere görüşmesi nedeniyle Burdur'a gelemeyen Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay'a hediye edilen dokuma, kabak kemane, kaval ve plaket ise, AK Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik'e teslim edildi.
Yılmaz, daha sonra helikopterle Ankara'ya hareket etti