Bucak ilçesi Nur Pastanesinde düzenlenen basın toplantısana Bucak
Belediye Başkanı Ramazan Ayaz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hasan Yalçın
Meçikoğlu, Bucak Ziraat Odası Başkanı Muzaffer Özdemir, Ak Parti Bucak İlçe
Başkanı Süleyman Mutlu, Bucak Mermerciler Derneği Başkanı Hasan Kurt, Kargı Köyü
Muhtarı Fatih Dinç, Isparta ili Su Ürünleri Birlik Başkanı Alim Can, Çobanpınar
Köyü Muhtarı Adem Sazak, Elsazı Köyü Muhtarı İbrahim Özçelik, Çandır Köyü
Muhtarı Ömer Baysal katıldı.
Antalya’nın Karacaören Barajından
içme suyu çalışmalarını 1999 yılından bu tarafa sürdürüldüğünü 14 yıllık süreç
içerisinde bu bölgede yaşayan insanlara hiç sorulmadan ve Bucak’ta bulunan
kurumların hiç bilgilendirilmediğini projenin kapalı kapılar ardında tek taraflı
sürdürüldüğünü dile getiren konuşmacılar. Karacaören Barajından Antalya’ya içme
suyu verilmesi halinde bölgede ekonomi ve yaşantı biter dediler.
KARACAÖREN BARAJINDAN
ANTALYA’YA SU YOK
Bucak Belediye Başkanı Ramazan Ayaz
açıklamasında “ Antalya’nın Karacaören Barajına birinci derecede ihtiyacı
olduğuna düşünmüyorum. Oymapınar barajı Antalya’nın suyunu karşılayabilecek
durumda. Antalya’nın ikinci üçüncü dereceden suyunu temin etmeye çalışması bizi
mağdur etmesi gerektirmiyor. Özellikle Karacaören Barajı bölgesinde balık
üretiminin yanında 800 bin dönümlük seracılık üretimi yapılıyor. Bölgede
balıkçılık, seracılık ve köylerde çalışan çok sayıda vatandaşımız bulunmaktadır.
Mağdur olacak bölge Bucak ve Burdur
olunmasına rağmen bu güne kadar hiçbir görüş sorulmadı.29 Aralık 2011 tarihinde
Antalya’da geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantıdan sonra
sivil toplum örgütleri ve vatandaşların tepkileri oluşmaya başladı. Bu
toplantıda durumun ehemniyeti anlaşıldı. İlk defa bu toplantıya katıldığımız
için duruma biraz hakim olmaya başladık bunun içinde tepkilerimizi dile
getirmeye başladık. Antalya’nın içme suyu ihtiyacını karşılaması için bir çok
alternatifi var. Hiç alternatif olmasa konuya biraz sıcak bakılabilir. Amma
diğer alternatifler değerlendirilmeden birinci derecede ihtiyaç olmayan
Karacaören suyuna tepkimiz bu. Bizim köylümüz, bizim çiftçimiz, bizim
balıkçımız, bizim turizm tesislerimiz mağdur edilmemelidir. Bunun için başta
Bucak Belediyesi, kaymakamlık, sivil toplum örgütleri olarak direnişimizi
sürdürüyoruz. Eğer gerekirse Ankara bazında da bu direnişimizi göstereceğiz”
dedi.
Belediye Başkanı Ramazan Ayaz
balıkçılığın yüzde onunun bu bölgeden sağlandığını, 800 dönümlük seracılıktan
yıllık 10 milyon Tl gelir olduğunu, Antalya’nın ikinci üçüncü derece de ihtiyaç
olduğu içme suyunu Karacaörenden alması halinde Burdur ve Bucak ekonomisinin
bertaraf edilmesini kabul edemediklerini ve Bucak olarak her platformda
sıkıntılarını dile getireceklerini ve ilgili ve yetkili makamların gereğinin
yapılmasını beklediklerini belirtti.
Bucak Ticaret ve Sanayi Odası
Başkanı Hasan Yalçın Meçikoğlu ise yaptığı konuşmada “Karacaören Barajı iki yıl
önce BAKA projesi kapsamında gündeme gelmişti. O tarihlerde yapılan
görüşmelerden sonra gündemden kalktığı belirtilmişti. Antalya’ya içme suyu
projesi hiç kimseye duyurulmadan yastık altında sürdürülmüş, Karacaören
Barajından Antalya’ya içme suyu verilmemesi için Burdur ve Bucak olarak tüm il
ve ilçe yöneticileri, bucak halkı. Bölge halkı el ele vererek tüm mücadelemizi
yapacağız. Suyun verilmemesi için başta Ankara olmak üzere her türlü tepkimizi
gösterip, gerekirse suyun başında nöbet tutacağız. Çünkü bu gün Karacaören de 9
bin ton balık üretimi, 800 dönümlük sahada seracılık ve bölgede yaşayan en 10-15
köy ve halkı yaşamakta Bucak’ta yıllık 200 milyon dolar lık ihracatı olan sanayi
şehridir. Kimse Bucak ve Bucak’lıyı küçük görmesin, Bucak’ın suyu lazım ise
Bucak’a Bucak’lıya lazım” dedi.
Bucak Ticaret Odası Başkanı Muzaffer
Özdemir ise “1970 li yıllarda Karacaören Barajı proje aşamasında buruk olarak
sevinmiştik. Baraj kurulum aşamasında baraj altında kalan çoğu köylüler başka
şehirlere nakledildi. Bu nakillerin arkasından barajın bölge halkına fayda
getireceği düşüncesi ile seviniyorduk. Baraj tutulmadan önce Kızzıllı,
Karacaören, Elsazı, Çobanpınar, Çandır köylerinin arazileri sulanır verimli
arazilerdi. Bu arazilerde pamuktan tut her türlü ürün yetiştirilebiliniyordu.
Arazilerin göl suyu altında kaldıktan sonra hiçbir gelir kaynağı kalmayan
köylüler kehdilerine yeni bir gelir kaynağı olarak balıkçılığı seçti. Eğer Baraj
suyundan Antalya’ya içme suyu verilmesi halinde başta balıkçılık olmak üzere,
seracılık ve orman ürünleri hayvancılık üretiminde ciddi bir kayıp yaşanarak
Karacaören baraj gölü çevresinde yaşayan balıkçı, tarım üretimi, hayvancılık,
turizm işletmeleri birer birer kapanarak bölge de üretim bitecektir”
dedi.

Toplantıya katılan köy muhtarları
ise Antalya’ya ime suyu projesi aşamasında hiçbir köylü ve muhtara bilgi
verilmeden projenin gzli yapıldığını dile getirdiler.
Kargı Köyü Muhtarı Fatih Dinç “Bizler
Karacaören 1 ve 2 barajında yaşayan köylüler ve yöre halkının temsilcileriyiz.
Bizler daha önce barajlar yapılırken yaşadığımız topraklarımızı, evlerimizi
kabristanlıkta yatan akrabalarımızın kabirlerini kaldırarak yeni kabristanlık
yaparak, kemiklerini taşıdık ve baraj etrafına yeni köylerimizi kurduk. Elsazı,
Karacaören, Kızıllı, Çandır, Çobanpınar, Kargı Köyü hepimizde aynı şekilde, bir
yarımız ise Çanakkale Gökçeada’ya göç etti. Ama hala düğünlerimize ve
cenazelerimize geliyorlar. Bizlerde gidiyoruz. Birbirimizle bağlarımızı
koparmadık. Yani geçmişimizi unutmadık. Kolay mı sanıyorsunuz? Babalarımızın,
analarımızın kabrini açıp kemiklerini bin poşete doldurup öbür kabire götürmek.
Ama devletimize karşı gelmedik. Her şeyi içimize atıp, yüreğimize basıp
barajların yapılmasına müsaade ettik.
Şimdi ise son günlerde karacaören
barajından Antalya İli’ne içme suyu gidecekmiş, köyler, balıkçılar, tesisler
kaldırılacakmış diye duymakta ve üzülmekteyiz. Allah razı olsun Milletvekilimiz
Bayram Özçelik’ten, Burdur Ticaret odası Başkanımızdan, Borsa başkanımızdan.
Vekilimiz Antalya’ya su vermeyiz demiş. Baki başkanımız ise kepeneğimi giydim,
Karacaörene gidiyorum. Suyu kimseye vermem demiş. Hepsine de yöre halkının
selamını ve teşekkürlerini getirdik.
Değerli arkadaşlar, köylüysek de
cahil değiliz. Antalya ilinin bir sürü su kaynağı olduğunu herkes biliyor.
Isparta İl Genel Meclis kararı elimizde. Orada her şeyi açıkça yazmışlar. Önce
karar alarak, Antalya’ya karşı gelmişler. Daha sonra istediklerini aldıktan
sonra aldıkları kararı kendileri bozmuşlar.
Değerli hemşerilerimiz, sayın
yöneticilerimiz saygıdeğer siyasetçilerimiz, bizce Antalya’daki siyasetçiler ve
yöneticiler Burdur İlimizi kendi çöplükleri zannediyor. Çünkü Antalya’nın su
kaynaklarını Turizm de kendileri değerlendiriyorlar. Oymapınar barajında tekne
ve yat turlarıyla günde birçok turist gezdiriyorlar. Beşkonak çayında yine öyle
günde 5000 kişi rafting yapıyor. Manavgat şelalesi öyle, Düden şelalesi öyle,
Kurşunlu şelalesi öyle. Tabi ki para basan sularını adam içme suyu yapmaz. Nasıl
olsa Burdur’un suyu bizim işimizi görür diye düşünüyorlar.
Ama bu bölgelere gelen turist yeni
yerler görmek istiyorlar. Acenteler arayış içinde. Ve son üç yıldır Karacaörenin
turist sayısında artış var. Yılda yaklaşık olarak bölgeye ikiyüz bin turist
geliyor. Eğer Karacaören göllerinde tekne ve yat turlarına izin verilirse.
Bölgeye yılda üç milyon turist geleceğini biz biliyoruz. Karacaörenin turizmi
çekeceğini Antalya’nın hem yöneticileri hem siyasetçiler çok iyi biliyor.
Turizm’deki pastayı Burdur’a kaptırmamak için şimdi hem bizim suyu bedavadan
içecekler, hem kendi bölgelerine turist çekmek için bizim faaliyetleri
durduracaklar. Suyu kirletmeyin diyorlar. Balıkçıları kaldırın, Tesisleri
kaldırın. Çünkü biz Antalya’yız, Turizm şehriyiz. Nasıl olsa sizde yazları bizim
denizimize geliyorsunuz. Suyu bize bedava verin diyorlar.
Değerli arkadaşlar biz eğer
Karacaören suyunun Antalya’ya verir isek, burdur ve bölgemiz çok zarar
görecektir. Balıkçıları kaldıracaklar. Turizmi önleyecekler. Bölgenin
gelişmesini istemiyorlar. Tarımı kaldıracaklar. Göl kıyısına ev vs.
yaptırmayacaklar. Onun için siz değerli yöneticilerimiz ve siyasetçilerimizin
bölge halkının bu sesi dikkate alacağınızı ümit ediyor. Barajlarımızın
korunacağı yönündeki inancımızla durumu bilgilerinize arz ediyorum.
Şunu da unutmayın ki Burdur’umuza
turizmi getirmek istiyorsan. Sagalasos’u, İnsuyu mağarasını, ceviz ezmesini,
salebimizi ve incirimizi tanıtmamız için turizmin yolu Karacaörenden geçer.”
Dedi.