HAS PARTİ İL TEŞKİLAT TOPLANTISI DOLAYISIYLA BASIN YAPRAĞI
Sevgili vatandaşlarım,
Bu günden itibaren yerel meselelerden bahsedeceğimi duyurmuştum. Tabiî ki bugünden yarına hemen her şeyin değişmesi istenemez. Ancak bu konuda öncelikle, iddiamız, irademiz ve planlamamız olması gerekir. Has parti son geçen genel seçimde sizlere sunduğu seçim beyannamesinde İL MECLİSLERİ tanımı ile milletin doğrudan kendini idare etmesini istiyoruz.
Ve Belediye meclislerini, il genel meclislerini kaldırıp tek meclis haline getiriyoruz. Böylece Adalet, emniyet gibi temel konuların dışındaki tüm kararları il meclisleri alacaklar ve yürütecekler.
Böylece katılımcı yerel kalkınma modelinden, üretici birliklerinin kurulmasına, esnafın güçlenmesine, sosyal refahın artmasına, Ar-Ge ve ileri teknolojinin kullanılması sağlanacaktır. Bütün bunların yapılabilmesi için etkinlik ve sorumluluk yüklenilmesi gerekir. Bir birimin içindeki kişileri veya elemanları değiştirerek değişim, gelişim sağlayamazsınız.Zira o birimin tabi olduğu sistem ve statüko aynen durmaktadır. Ve hatta yeni elemanların eskilerinden daha tutucu, statükocu olduklarını çok kısa zamanda fark edersiniz, tecrübeleri de olmadığı için işlerin ve işlemlerin, etkileşimin ve verimliliğin düştüğünü görürsünüz. Kadroları gençleştirelim, yenileyelim derken, maazallah kimliksizleştirirsiniz de başkalarının kullanımına veriverirsiniz.
Sevgili vatandaşlarım, bilhassa şehrimiz merkezi başta olmak üzere bir gelişme, büyüme, refahın artması, istihdamın artması düşüncesi içine bile girilememiştir. Planlı kalkınma dönemlerinde karma sistem içinde yapılanlarda maalesef bir-bir kapanmakta veya özelleştirme ayaklarıyla yok edilmektedir. Son olarak karşılaştığımız Şeker Fabrikasının özelleştirilmesi kararı Sayın Başbakanın imzasına kaldı. Sayın Başbakanı bu imzadan imtina ettirecek ancak millet olabilir. Şimdi sanki çözüm gibi Burdur’lular alsın demek tam bir çıkmazdır. Zira daha evvel bu konuda EBK deneyimi ortadadır. Şimdi yapılacak iş şudur. Başta Hükümet partisinden olmak üzere tüm seçilmişler, milletvekilleri, belediye başkanları, il genel meclis azaları, belediye meclis azaları, muhtarlar, ihtiyar heyetleri, gerek STK yöneticileri, gerekse meslek odaları yöneticileri, bilhassa tarım ve havancılık kooperatif yöneticileri, kamu yararına çalışan dernek yöneticileri ve diğer demokratik kitle örgütlerinin tamamının imzalayacağı bir lahiya temsilciler vasıtasıyla bizzat Sayın Başbakana ulaştırılmalıdır.
Sevgili vatandaşlarım, Yerel seçimler dönemine girdiğimiz şu andan itibaren toplumun önünde olacak insanların öncelikle insani pozitif enerjileri olması gerekir. Gerek siyaset kurumu içinde gerekse sivil toplum teşkilatlarında ve mesleki teşekküllerde görev alacak veya göreve talip olanların çakmağı yakacak kadar bile enerjisi yok ise topluma ne verebilir? Bir üçüncü şahıs için, bu toplum için kendisinden 5 lira veremeyecek veya vermeyen insanların önderliğinde hiçbir teşebbüs yapılamaz ve başarıya da ulaşamaz. Burdur’umuz tam bu çıkmazın içindedir. İddia sahibi, aykırı düşünce üretebilen, iradesi ve cesareti olan fedakar insanların toplumun önüne düşmesine ve seçilmesine özel ve samimi gayret gösterelim. Şimdiye kadar görev yapan ve yapmaya devam eden hiçbir kardeşimi yapmadıkları ve yapamadıkları için tenkit etmem ancak yanlış yaptıklarını da söylemekten geri durmam. Bir darbımesel vardır. ADIM HIDIR elimden gelen BUDUR. İŞTE BURDUR…
Sevgi ve saygılarımla. Ahmet Sipahi İl Başkanı