BU DA OLDU!..
Ülke
tarihinde bir ilk yaşandı ve kamu çalışanı 15 Ocak’ta zamsız maaş
aldı.
Türkiye Kamu-Sen 16 aydır toplu sözleşme kanununu çıkartmayan hükümeti
protesto etmek için Başbakanlık önünde eylem düzenledi.
Eylemde basın
açıklaması yapan Türk Büro-Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, hükümetin kul
hakkı yediğini söyledi.
“Yıllardır kamu görevlilerini ezen, hakir gören, yok
sayan Hükümet, sonunda bir ilke imza atmış ve tarihinde ilk defa memurlar yeni
yılda maaş zammı alamamıştır. Anayasaya göre memurların maaş artışları toplu
sözleşme ile belirlenmek zorundadır.Hükümet ise toplu sözleşme masasını
kurmamakta ayak diremekte; kamu görevlilerimizi, emeklilerimiz ve 4/C’li
çalışanlarımızı kaderiyle baş başa bırakmaktadır.” İfadeleriyle sözlerine
başlayan Yokuş, memura toplu sözleşme hakkı tanıyan yasanın aradan 16 ay
geçmesine rağmen hala çıkartılmamasını eleştirdi.
Memur maaşlarının bir
yılda %4,3 eridiğini belirten Yokuş, bunun sorumlusu olarak toplu sözleşme
kanununu çıkartmayan hükümeti gösterdi. “Memurlar, emekliler, dul ve yetimler,
4/c’li çalışanlar tarihte ilk defa yeni yılda zamlı maaş alamadı” sözleriyle
tepkisini dile getiren Yokuş, “16 ay içinde TBMM gündemine sayısız kanun
getiren, hatta şike yasasını meclisten 2 kere geçiren, milletvekili maaşlarını
artıran tasarıyı 15 dakikada oylatan hükümet, bu kadar sürede memurların toplu
sözleşme kanununu bir türlü hazırlamamıştır.” Dedi.
Yokuş sözlerini şöyle
sürdürdü;
“Biz kamu görevlilerinin adil temsilinin sağlandığı, Hakem
Kurulu’nun gerçekten bağımsız olduğu, memurlarımızın tüm sorunlarının
tartışılıp, çözüme kavuşturulabileceği bir kanun istiyoruz.Ancak hükümet, kirli
hesaplar peşinde koşuyor, kanunu taleplerimiz doğrultusunda çıkarmamakta
direniyor.İlkleri yapmakla övünen iktidar, bir ilke daha imza atarak, tarihte
ilk defa yeni yıla kamu görevlilerinin ve emeklilerimizin zamsız maaşla
girmesine neden oluyor.
Kimsenin çalışanını bu kadar ezmeye ve mağdur etmeye
hakkı yoktur.İnancımıza göre, işverenin yükümlülüğü işçiye ancak gücünün
yeteceği işi yüklemek, ona zulmetmemek, ücretini alnının teri dahi kurumadan
veya tam zamanında ödemektir. Bu konuda sevgili peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
“sizden birinin kardeşi onun elinin altında bulunursa ona yediğinden yedirsin,
giydiğinden giydirsin, ona gücünün üstünde yük yüklemesin.”“Allah, zayıfların
hakkını vermeyen bir milleti yüceltmez.”“Maiyeti altındakilerin hak ve
nafakalarını kısmak, bir kimseye günah olarak yeter.”“İşçinin ücretini, teri
kurumadan veriniz."Ama Hükümet, kul hakkı yiyor ve memurlarımızın hakkı olan
ücreti, yeni yıl zamlarını vermiyor. Anayasal suç işliyor; toplu sözleşme
kanununu çıkarmıyor. Adalet düsturu ile iktidara gelenler bugün en büyük
adaletsizliği yapıyorlar. Bu tavır, 2 milyon 600 bin kamu görevlisi, 2 milyon
memur emeklisi, yüz binlerce dul ve yetim ile 45 bin 4/C’liyi yok saymak ve
kaderiyle baş başa bırakmak anlamı taşımaktadır. Yapılanlar insanlık
ayıbıdırÇıkarılan son Bakanlar Kurulu Kararı’nda sosyal devlet ilkesinin
unutularak, açlıkla pençeleşen 4/C’li çalışanlarımızın aile yardımı ve çocuk
parası hakkından dahi faydalandırılmamasının hiçbir mantıklı izahı yoktur. Bu
tutumu bir insanlık ayıbı olarak görüyoruz. Dilediği anda kanun çıkaran, aylarca
ülkemizi KHK’larla yöneten, bakanlık açan, bakanlık kapatan; kadro iptal eden,
yeni kadrolar oluşturan hükümetin, aileleri ile birlikte 20 milyon vatandaşımızı
yok sayarak ihmal etmesi ve anayasal zorunluluk haline gelmiş olan bir kanunu
yıllarca çıkaramaması, hiçbir mazeretle izah edilemez. Türkiye Kamu-Sen olarak
memurlarımızın toplu sözleşme hakkının gasp edilmesine ve maaşlarının daha fazla
erimesine müsaade etmeyeceğiz. Biz de vergilerden alınan gecikme bedeli kadar,
her ay için gecikme bedeli istiyoruz Memurlarımızın, emekli dul ve
yetimlerimizin ve 4/C’li çalışanlarımızın daha fazla hak gaspı yaşamaması için
hükümeti bir an önce toplu sözleme kanununu hazırlamaya ve toplu sözleşme
masasını oluşturmaya davet ediyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak biz, toplu
sözleşmelere hazırız.Memurlarımızın, elektrik, doğalgaz, benzin, tüp ve zorunlu
tüketim kalemlerine yapılan zamlar nedeniyle eriyen maaşlarının yükseltilmesini,
yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz.Bizler, elektrik, su
faturalarımızı geç ödediğimizde, vergimizi geciktirdiğimizde, gecikme bedeli
ödüyoruz.Hükümet de memurun zamlı maaşını geciktirmiştir. Öyleyse onlar da bize
gecikme bedeli ödemek zorundadır.Bu nedenle 1 Ocak 2012’den geçerli olmak üzere,
zam yapılmayan her ay için, memur ve emekli maaşlarına, yapılacak zamma ilave
olarak, vergilerden alınan gecikme bedeli oranında telafi artışı eklenmesini
talep ediyoruz. Toplu sözleşme masasının bir an önce kurulmasını, aksi halde hak
kayıplarımız karşısında her türlü eylemi kararlılıkla yapacağımızı buradan bir
kere daha duyuruyoruz.Buradan Hükümeti son kez uyarıyoruz:Artık bu
vurdumduymazlığınıza ve sorumsuzluğunuza son ver! Yüzünü bir kez olsun vatandaşa
ve kamu görevlilerine çeviriniz! Kul hakkı yemekten vazgeçin; mazlumun ahını
almayın! Anayasal haklarımızı düzenleyin, toplu sözleşme masasını bir an önce
kurun! Memura hesap vermeye hazırlanın!”
Eyleme Türk Eğitim-Sen Genel
Başkanı ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Türk Sağlık-Sen Genel
Başkanı Önder Kahveci, Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Nazmi Güzel Türk İmar-Sen
Genel Başkanı Necati Alsancak ve Türk Emekli-Sen Genel Başkanı Osman Özdemir ile
çok sayıda sendika yöneticisi katıldı.
Türkiye Kamu-Sen Genel
Teşkilatlandırma Sekreteri Fahrettin Yokuş'un konuşmasının tam metni ise şu
şekilde:
Değerli basın mensupları, çilekeş kamu görevlisi
arkadaşlarım,Yıllardır kamu görevlilerini ezen, hakir gören, yok sayan Hükümet,
sonunda bir ilke imza atmış ve tarihinde ilk defa memurlar yeni yılda maaş zammı
alamamıştır.Anayasaya göre memurların maaş artışları toplu sözleşme ile
belirlenmek zorundadır. Hükümet ise toplu sözleşme masasını kurmamakta ayak
diremekte; kamu görevlilerimizi, emeklilerimiz ve 4/C’li çalışanlarımızı
kaderiyle baş başa bırakmaktadır.
Memurlara toplu sözleşme hakkı getiren
anayasa değişikliğinin üzerinden tam 16 ay geçmiştir.
Ancak hala toplu
sözleşmenin nasıl yapılacağına dair kanun tasarısı ortada yoktur.
Üçlü
Danışma Kurulu çerçevesinde yapılan müzakereler çöpe atılmış, Bakanlar
Kurulu’nda görüşülen taslağın akıbeti bir muamma olarak kalmıştır.
Bütün
bunların ötesinde 2011 yılı enflasyonu %10,45 olurken, memur ve emekli
maaşlarına yapılan artış kümülatif olarak %8,2; ortalamada ise %6,1 olmuştur.
Dolayısıyla memur maaşları 2011 yılında aylık ortalama %4,3 erimiştir.
2010 yılı Eylül ayından beri toplu sözleşme masasını oluşturmayan hükümet,
2011 yılı boyunca da memur maaşlarının erimesini yalnızca seyretmiştir.
Hükümetin sorumsuz davranışları bununla da kalmamış, tarihinde ilk defa
memurlarımız yeni yıla maaş zammı alamadan girmişlerdir.
Bu durumun bir tek
sorumlusu vardır; o da toplu sözleşme kanununu çıkarmayan hükümettir.
2012
yılının Ocak ayının ortasına geldiğimiz şu günlerde bütün kamu görevlileri,
emekliler, dul ve yetimler ile 4/C’li çalışanlar toplu sözleşme görüşmelerini
dört gözle beklemekte, maaşlarındaki erimenin durdurulmasını istemektedir.
16 ay içinde TBMM gündemine sayısız kanun getiren, hatta şike yasasını
meclisten 2 kere geçiren, milletvekili maaşlarını artıran tasarıyı 15 dakikada
oylatan hükümet, bu kadar sürede memurların toplu sözleşme kanununu bir türlü
hazırlamamıştır.
Buradan Sayın başbakan’a soruyoruz:
Memurlarla ilgili
kanunu çıkaracak zamanınız mı yoktu da 16 aydır, toplu sözleşme kanununu
çıkaramadınız?
Yoksa nasıl kanun yapılacağını mı bilmiyorsunuz?
Milletvekillerine %45 zam yaparken, üst düzey bürokratların maaşını bir
kalemde %35 artırırken, memurlara sıfır zammı reva görmek adalet midir?
Bu
tavrınız memurlara ve emeklilere olan sevgisizliğinizin bir tezahürü değil
midir?
Değerli basın mensupları,Biz kamu görevlilerinin adil temsilinin
sağlandığı, Hakem Kurulu’nun gerçekten bağımsız olduğu, memurlarımızın tüm
sorunlarının tartışılıp, çözüme kavuşturulabileceği bir kanun istiyoruz.
Ancak hükümet, kirli hesaplar peşinde koşuyor, kanunu taleplerimiz
doğrultusunda çıkarmamakta direniyor.
İlkleri yapmakla övünen iktidar, bir
ilke daha imza atarak, tarihte ilk defa yeni yıla kamu görevlilerinin ve
emeklilerimizin zamsız maaşla girmesine neden oluyor.
Kimsenin çalışanını bu
kadar ezmeye ve mağdur etmeye hakkı yoktur.
İnancımıza göre, işverenin
yükümlülüğü işçiye ancak gücünün yeteceği işi yüklemek, ona zulmetmemek,
ücretini alnının teri dahi kurumadan veya tam zamanında ödemektir.
Bu konuda
sevgili peygamberimiz şöyle buyurmuştur: “sizden birinin kardeşi onun elinin
altında bulunursa ona yediğinden yedirsin, giydiğinden giydirsin, ona gücünün
üstünde yük yüklemesin.”
“Allah, zayıfların hakkını vermeyen bir milleti
yüceltmez.”
“Maiyeti altındakilerin hak ve nafakalarını kısmak, bir kimseye
günah olarak yeter.”
“İşçinin ücretini, teri kurumadan veriniz.”
Ama
Hükümet, kul hakkı yiyor ve memurlarımızın hakkı olan ücreti, yeni yıl zamlarını
vermiyor. Anayasal suç işliyor; toplu sözleşme kanununu çıkarmıyor.
Adalet
düsturu ile iktidara gelenler bugün en büyük adaletsizliği
yapıyorlar.
Değerli basın mensupları,
Bu tavır, 2 milyon 600 bin kamu
görevlisi, 2 milyon memur emeklisi, yüz binlerce dul ve yetim ile 45 bin
4/C’liyi yok saymak ve kaderiyle baş başa bırakmak anlamı taşımaktadır.
Çıkarılan son Bakanlar Kurulu Kararı’nda sosyal devlet ilkesinin unutularak,
açlıkla pençeleşen 4/C’li çalışanlarımızın aile yardımı ve çocuk parası
hakkından dahi faydalandırılmamasının hiçbir mantıklı izahı yoktur.Bu tutumu bir
insanlık ayıbı olarak görüyoruz.
Dilediği anda kanun çıkaran, aylarca
ülkemizi KHK’larla yöneten, bakanlık açan, bakanlık kapatan; kadro iptal eden,
yeni kadrolar oluşturan hükümetin, aileleri ile birlikte 20 milyon vatandaşımızı
yok sayarak ihmal etmesi ve anayasal zorunluluk haline gelmiş olan bir kanunu
yıllarca çıkaramaması, hiçbir mazeretle izah edilemez.
Türkiye Kamu-Sen
olarak memurlarımızın toplu sözleşme hakkının gasp edilmesine ve maaşlarının
daha fazla erimesine müsaade etmeyeceğiz.
Memurlarımızın, emekli dul ve
yetimlerimizin ve 4/C’li çalışanlarımızın daha fazla hak gaspı yaşamaması için
hükümeti bir an önce toplu sözleme kanununu hazırlamaya ve toplu sözleşme
masasını oluşturmaya davet ediyoruz.
Türkiye Kamu-Sen olarak biz, toplu
sözleşmelere hazırız.
Memurlarımızın, elektrik, doğalgaz, benzin, tüp ve
zorunlu tüketim kalemlerine yapılan zamlar nedeniyle eriyen maaşlarının
yükseltilmesini, yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesini istiyoruz.
Bizler, elektrik, su faturalarımızı geç ödediğimizde, vergimizi
geciktirdiğimizde, gecikme bedeli ödüyoruz.
Hükümet de memurun zamlı maaşını
geciktirmiştir. Öyleyse onlar da bize gecikme bedeli ödemek zorundadır.
Bu
nedenle 1 Ocak 2012’den geçerli olmak üzere, zam yapılmayan her ay için, memur
ve emekli maaşlarına, yapılacak zamma ilave olarak, vergilerden alınan gecikme
bedeli oranında telafi artışı eklenmesini talep ediyoruz.
Toplu sözleşme
masasının bir an önce kurulmasını, aksi halde hak kayıplarımız karşısında her
türlü eylemi kararlılıkla yapacağımızı buradan bir kere daha duyuruyoruz.
Buradan Hükümeti son kez uyarıyoruz:
Artık bu vurdumduymazlığınıza ve
sorumsuzluğunuza son verin!
Yüzünüzü bir kez olsun vatandaşa ve kamu
görevlilerine çevirin!
Kul hakkı yemekten vazgeçin; mazlumun ahını almayın!
Anayasal haklarımızı düzenleyin, toplu sözleşme masasını bir an önce kurun!
Memura hesap vermeye hazırlanın!