Ak Parti Yerel Yönetimler Başkan
Yardımcısı
Burdur Milletvekili Dr. Hasan Hami Yıldırım Arif Nihat Asya’nın vefat
yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Arif Nihat Asya, babasını çok küçük
yaşta kaybetmiş ve annesi tarafından da akrabalarına terkedilmiş bir yetim
olarak hayata başladığı halde, okuduğu okullar ve Tek Parti döneminde çalıştığı
kurumlarda bu milletin temel değerlerine bağlı kalarak vatan, millet ve din
duygusunu kaybetmemiş ve maddi menfaatlere aldırmadan bunlar için mücadele
etmiştir. Hem Allah sevgisini gönüllere nakış nakış işleyen, hem de bayrak
sevgisi nezdinde vatan ve millet şuurunu aşılayan Arif Nihat Asya'nın
fikirlerini her zaman yaşatıp, gelecek nesillere miras bırakmak hepimizin görevi
olmalıdır.
Arif Nihat Asya, vatanseverliğiyle,
kültür birikimi ve şiirleriyle, ülkesi için taşıdığı milli hassasiyetleriyle,
büyük bir şairimizdir. Şiirlerinde zaferlerle dolu Türk geçmişi, atalarımız,
kadınlar ve analardan bahsetmiştir. Arif Nihat Asya, sadece başarılı bir şair,
nesir ve üslûp sanatkârı değil, aynı zamanda millî ve manevî yönü ağır basan bir
fikir adamıdır.
En önemli ve unutulmayan eseri bayrak
şiiridir. Kendisinin bayrağımız başta olmak üzere milli değerlerimize olan
bakışı Türk gençlerine nakledilmeli ve bu vesileyle milli şuurları
güçlendirilmelidir. Ben inanıyorum ki gençlerimiz Arif Nihat Asya'nın mirasını
ve fikirlerini her zaman yaşatıp gelecek nesillere aktarmanın
şuurundadır.
Milletimiz, Türk edebiyat ve düşünce
tarihinin en önemli şahsiyetlerinden olan Arif Nihat Asya’yı unutmayacak, daima
sevgi ve saygıyla yad edecektir. Değerli Bayrak Şairi’ni ebediyete intikalinin
yıldönümünde saygıyla ve rahmetle anıyorum.”
BAYRAK
Ey,mavi
göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık,
dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını
yazacağım.
Sana benim gözümle
bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni
selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana
da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay
yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara
götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan
çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın
güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında
doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim,
şiirim, her şeyim:
- Yer yüzünde yer beğen
!