Gölhisar ve köylerinde el sanatları alanında çalışma yapan ustalarımızın eserleri 2012 yılında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yayına hazırlanan “Fotoğraflarından Dilinden Burdur” adlı kitapta yayınlanacaktır.

Hazırlanan bu kitapta Burdur ilinin; el sanatları, yemek kültürü,giyim kuşamı,müziği ve halk bilimi yönünden zenginliği araştırılıp fotoğraflanarak arşivlenecektir. Bu çekilen fotoğraflar, kitap haline getirildiği gibi İl Müdürlüğünde ve Bakanlıkta tanıtım için kullanılacaktır.

Gölhisar ve çevresinin fotoğraf çekimlerinde Halk Eğitim Müdür Başyardımcısı Yılmaz TUNÇ refakat etti. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından görevlendirilen personellerden fotoğrafçılar; İlker Oflaz,İbrahim Çitekçi, Bekir Üresin,Kenan Özgün ve şoför Ali Deniz birlikte Gölhisar merkez ve köylerinde çekim yaptılar.

İlk olarak bakır rölyef çalışması fotoğraflandı. Görsel sanatlar Öğretmeni ve Usta Öğretici Ali Koyuncu’nun ve kursiyerlerin el çalışmalarının fotoğrafları çekildi. Bakır levha üzerine ustalıkla yapılan çalışmalar görüntülendi. Burdur’da sadece Gölhisar İlçesi’nde yapılan bu özgün çalışma, Kaymakam H.Kürşat KIRBIYIK’ın destekleriyle Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nce kurslar açılmaktadır. Şu an bakır çalışmaları hala müdürlüğümüzün bir bölümünde sergilenmektedir.


Daha sonra yine Halk Eğitim Merkezimizin girişimleriyle kurs ve sergilerin açıldığı cura üstadı Emekli Öğretmen Necati Arslan’ın ve sipsi üstadı Recep Hasyalçın’ın çalışmaları incelendi.

Belediye Başkanımız Veli Cantilav, çalışmalarımızda bizimle beraber oldu. Sanatçılarımızın çalışmaları kayıt altına alınarak fotoğrafları çekildi.

Necati Arslan’ın curanın yanında minyatür tarım aletleri yaptığını gördük.




Recep Hasyalçın’ın ise her sese göre sipsi imal ettiğini gördük ve görüntüledik.Ayrıca küçük öğrencilere sipsi öğretmek için uğraşı verdiğini gördük.


Buradan Ahşap çalışması yapan iki ustamızın yanına gittik, Hüseyin Erkal kardeşimiz engelli olmasına rağmen daha önce marangozluk yaptığı için geçimini, ahşap hediyelik ve ihtiyaç olan mutfak malzemeleri yaparken gördük. El emeği bu ahşap çalışmaları da kayda alındı. Biz bu kardeşimize özverili ve azimli çalışmasından dolayı teşekkür ediyoruz.


Diğer ustamız Harita ve Kadastro Mühendisi Savaş Kılınç’ın evine konuk olduk. Hobi olarak atölyesinde ahşap işçiliği yaptığını gördük, minyatür evler ve arabalar yaptığını ,bu güzel eserleri yapıp evinde sergilediğini ve yakınlarına hediye olarak verdiğini ifade eden Kılınç, boş zamanlarımda bunları yaparak keyif alıyorum dedi.

Sonra anahtarcılık yapan Ali Rıza Akay’ın işyerine konuk olduk, her türlü anahtarların yapıldığını gördük. Yörede bu el sanatlarını devam ettiren az sayıda insan kaldı. Akay benim gibi Ramazan Yücel, aynı zamanda beyaz eşya servisliği yapan, tüfek,dikiş makinesi ve diğer ev aletlerinin yanında anahtarcılık da yapıyor. dedi. Bu sanatlar korunmalı ve yaşatılmalı, gençler teşvik edilmeli.

Yorgancılık yapan Veli Kaya’nın iş yerine konuk olduk.Onu yorgan dikerken gördük, bu mesleğin de azaldığını gözlemledik. Geçen yıl, bir yorgancı dükkanını kapatmış. Şu anda Veli Kaya ve Mehmet Dilmen yorgancılık yapmaktalar. Veli Kaya, mesleğin inceliklerinden ve zorluklarından bahsetti.

Buradan İbecik Kasabası’na gittik. Burada daha çok dokuma alanında yapılan çalışmaları kayda aldık. İlk olarak İbecik Bezi (İbecik Dastarı) dokuması yapan Halk Eğitim Merkezi Usta Öğreticisi Beyhan Konuk’u kurs merkezinde dokuma yaparken ziyaret ettik.


Dokuma konusunda bilgi alıp resim aldıktan sonra kasabada dastar dokuma yapan diğer ustaları evinde ziyaret ettik.


Önce Sultan Akdağ’ın evinde dokuduğu İbecik Bezlerini inceledik.Başa örtülen dastardan, sehba örtüsüne,şala kadar birbirinden güzel el emeği ürünler göz dolduruyordu.

Daha sonra Songül Demirezen’in evine konuk olduk.Küçük çocuğuna rağmen, kendisini dastar dokuma yaparken fotoğrafladık.


akşam vakti güzel bir yoldan geçerek Şehnaz Eskin’in evine geldik. Tezgahında dastar dokuduğunu gördük. Resmini aldık.

Bunun akabinde sokakta kadınlar oturmuş sohbet ediyorlardı. Bunlardan Kezban Başar’ın elinde kirmenle, yünden ip eğirirken gördük. Bu da ayrı bir güzellikti.

Daha sonra yaşlı bir teyze olan, Naciye Günal’ın evine konuk olduk. O, kaybolmaya yüz tutmuş olan bir el sanatının son temsilcisiydi.O’nu Kolan dokurken görüp fotoğrafladık. Arşivlerimize aldık. Tüm bunlar bizim zenginliklerimiz, bunların yaşatılması lazım.


Yine yaşlı bir teyze, adı Zeynep Karadağ. O yaşına rağmen yolluk dokuduğunu ve yüzünde yılların yorgunluğunu gözlemledik. Anadolu insanının yüreğinin işte bu denli geniş olduğunu gördük. Burada da resimler aldıktan sonra 
son olarak, Kasabada İbecik Üç Eteği dokuyan ve bunları küçük bebeklere giydiren hanımların konuğu olduk. Bunlar sırasıyla; Gülsiye Karabulut, Neslihan Karabulut ve Gülfer Koral’dı.

Atalarından öğrendiklerinin kaybolmaması için, harcanan emeği ve bölgenin en güzel giysisi durumundaki İbecik Üç Eteğini fotoğrafladık. El işlerini en ince noktasına kadar resimledik.Fotoğrafçılar, kasabadaki el sanatlarına hayran kaldılar. Hocam, biz Burdur’da şimdiye kadar gezip gördüğümüz, kültürel anlamda en zengin olan kasabalardan biri dediler. Buraya tüm dernek üyeleri ile bir daha gelelim diye sözleşip hep birlikte akşam saat 19:00 sıralarında İbecik’ten ayrıldılar.
Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü olarak el sanatlarımızın zenginliğini bilerek bunların yaşaması ve gelecek nesillere aktarılması için gereken çalışmaları yapmaktayız ve destek vermekteyiz.
Haber. Golhisarhem yayın ekibi